Ads 468x60px

12322

23

Labels

4 Eylül 2015 Cuma

Değişim

Şüphesiz ki herkes jelibonu sever, bunu itiraf etmeniz gerektiğini söyleyerek yazıma başlayacağım. Öncelikle uyarmak istiyorum; ciddi bir yazı okuyacağınız kanaatindeyseniz yanılıyorsunuz. Bu yüzden boş vakti bol olan gönül insanlarının yazımı okuması taraftarıyım.

Yaklaşık bir ay önce askerden döndüm, oldukça sıkıntılı bir askerlik geçirdim. Size askerliğimi anlatmak isterdim ama askerlikten soğutma adına kanun var, başıma iş açasım yok arkadaşlar. Neyse ne diyordum, askerden döndükten sonra yine eski ben olabileceğimi düşünüyordum ama ne ben eski benim ne de geriye kalan her şey aynı. Bu konuya itirazım yok, ne demiş Efesli gönül insanı Heraklitos? Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir, bu yüzden direnmenin pek anlamı yok. Değişime direnmek her ne kadar aptalca bir şey olsa da temelde güçle alakalı bir durum. Ben şimdilik Burger King ve HP haricinde değişime esaslı bir şekilde meydan okuyanı görmedim. Şüphesiz ki bu iki şirket hiçbir zaman hizmet kalitesini ve çizgisini bozmadılar. Tahminen aynı merkezden yönetilen bu iki şirket muhtemelen aynı amaçla yetiştirdikleri personelleri değişimli olarak kullanıyorlar. Neyse, bu ikisi hakkında da uzun uzun yazmak isterim ama yasalar bu durum hakkında da içimden geldiği gibi konuşmamı engelliyorlar. 

Bazı konularda eskisinden daha sabırlı bir hale geldim, bazı konularda ise tam tersi. Bu durumda askerde aldığımız psikolojik eğitimler ve sabır testlerinin etkisi büyük. Bunlara örnek olarak; er gazinosunda sürekli açık olan Halay TV, Heval TV, Yaban TV ve türevlerinin vücudumda yarattığı radyoaktif değişiklikler Spiderman gibi olmasa da beni psikolojik olarak daha güçlü bir hale getirdi. Bu arada bu tip müzik kanallarını neden izlediklerini az çok anlıyorum ama hala Bereket Tarım TV yi neden izledikleri hakkında herhangi bir fikir yürütemiyorum arkadaşlar. Mesela an itibarıyla Paradise Lost' un son albümü yerine John Milton tarafından yazılan bir epik şiir kitabı indirdim, hem de Rusça! Neyse ki Rusça biliyorum diye iyimser bakmadım duruma, başladım saymaya sövmeye. Değişmeyen şeylere örnek olarak Rusların trollük sevdasını da örnek gösterebiliriz. Adam üşenmemiş, müzik albümü etiketiyle yüklemiş, insan gerçekten hayret ediyor. Muhtemelen evde purosunu yakıp indirme sayısına bakarak kahkaha atıyordur, Ruslar garip insanlar. Ayrıca indirdiğim bu dosyayı açabilmek için DJVU uzantısını okuyabilecek bir program indirmem gerekti, bu uzantıyı çalıştırmanız için de WinDjWiev isimli programı yüklemeniz gerekmekte. Resim sıkıştırma uzantısıymış, ilgileneni varsa öğrenmiş olsun. En başta demiştim, bu yazı çok ilginç yerlere ve şeylere değinecek  diye, sonunu ben bile çıkaramıyorum yavaştan yavaştan şahit oluyorsunuz sevgili dostlar. 

Değişen şeylere devam edelim; çok sevdiğim insanlar! İşin bu kısmında duygusal bir tavus kuşu gibi gözükmek istemiyorum dostlar ama bazen insan her şeyin olduğu gibi kalmasını arzuluyor. Peki bu mümkün mü? Tabii ki hayır. Efesli Heraklitos boş yere konuşmaz arkadaşlar, bundan bahsetmiştik. Öncekine oranla daha sağlam bir kabullenme mekanizmam var sanırım, bu da en büyük değişimlerimden biri olsa gerek. Belki de kolay olan yolun etik olmaması muhabbeti burada karşımıza çıkıyor ama ben bu konuda kolay olan yolu seçiyorum. Ruh sağlığım için...

Sabredebildiğim şeylerden bahsettim, sabredemediğim durumlara geçelim. Online oyunlar! Eşek yaşında adamsın bize anlattığın şeylere bak demeyin, bahsettiğim oyunları yakın arkadaşlarımla ve (ya) kardeşimle oynuyorum. Bu oyunlar da CandyCrush ve "Keremcem' i giydir" falan da değil. Company of Heroes gibi strateji, World of Warcraft gibi MMORPG ve DayZ gibi survival oyunlar. amaç birlikte eğlenceli vakit geçirmek, daha doğrusu eskiden öyleydi. Şimdi kafam pek kaldırmıyor, eskisi gibi tahammül edemiyorum. Özellikle World of Warcraft misali oyunlar belli bir yerden sonra profesyonelliğe (pro-gamer misali) dönüşüyor. İşin bu kısmına adım attığınızda oyun oyun olmaktan çıkıyor ve anlamsız bir ciddiyetin hüküm sürdüğü kabusa dönüşüyor. Ne yazık ki WoW yüzünden birkaç arkadaşımla sağlam tartışmalar yapmışlığım bile var, değdi mi? Tabii ki hayır.

İş ve eğitim konularına gelelim, bu durumu da merak eden guguk kuşları var. Moskova Devlet Üniversitesi ile ilişkim şu an "soğuk" durumda. Bunun nedeni Rusya' ya uygulanan dolaylı ambargo ve ekonomik krizin baş göstermesi. Tabii araya askerliğin girmesi nedeniyle projelerimi tam hız tamamlayamamış olmamın da etkisi var ama durum bahsettiğim gibi. Dünyanın Suriye' ye odaklanması benim işlerimi biraz bozdu arkadaşlar. Bu durum enerji sektöründe de kendini gösterdi, bedelli askerlik vurmayınca tıpış tıpış askere giden ben döndüğümde aynı seviyede iş tekliflerini alamadım. Şu an 3 yabancı dil ve çoğu CAD programlarını bilen bir Çevre Mühendisi olarak işsizim ve yeni fırsatlara göz atıyorum. Muhteşem geçen 2014 muhteşem bir şekilde devam etmedi dostlar. Umarım her şey kısa süre içerisinde düzelir demekten elden bir şey gelmiyor.

Değişim hakkında anlatacağım daha çok şey var ama sadece benim okuyacağımı tahmin ettiğim bu yazıyı uzatasım yok. Bırakalım her şey değişsin, bu evrenin olayı maksimum düzensizliğe eğilimdir dostlar. Buna eskisi kadar itiraz edecek ne gücüm var ne de isteğim. Yazımı okuyan herkese teşekkürler, her yazımın sonunda bir şarkı paylaşacağımı söylemiştim, yazımın en altında sizi bekliyor. Tekrar görüşmek dileğiyle.




5 yorum:

Irem Demir dedi ki...

Şüphesiz ki Tanrı jelibonu bir şekerleme olarak yarattı ve her yerde ve her zaman diliminde kullanmamızı istedi.

Adsız dedi ki...

Şüphesiz ki Tanrı jelibona en kıymetliniz gibi davranın dedi; biz de sözümüzü tuttuk.

Mustafa Çelik dedi ki...

Sizlere katılıyorum jelibon dostları. Şüphesiz ki jelibon sevmek kutlu bir görevdir!

Kuzgun Bey dedi ki...

biz de canımız sıkıldıkça değişik konuları cincik cincik ediyoruz
http://cincikliyoruz.blogspot.com.tr/

Ne yapsam ki dedi ki...

Bir jelibon ve beyinde tetikledikleri. Hayretler içindeyim.

 
 
Blogger Templates