Ads 468x60px

12322

23

Labels

2 Mart 2018 Cuma

Bir Origaminin Hikayesi

Her zaman imrenmişimdir masasında, evinde, odasının duvarında veya arabasında başarımlarını gösteren nesneleri sergileyen insanları. Kimisi sevdiklerinin resmini koyar, kimisi aldığı ödülü, maketleri veya bibloları. Bu nesneler motivasyon sağlar, güzel günleri anımsatır belkide kişiye. Bilemiyorum. Tek bildiğim bu süreç bende ters işliyor.

Masama hiçbir zaman başarım taşıyan bir şey yerleştirmedim. Tam tersi, yaptığım büyük hataları, yediğim büyük kazıkları, yapılan büyük terbiyesizlikleri unutmamamı sağlayacak eşyaları yerleştiririm. Her birinin ayrı bir hikayesi var, her biri aynı hatayı yapmamam adına beni uyaran dostlarımdır. Biliyorum, sağlıklı bir fikir değil ama never forget mevzusu etkisi kabul edilmiş bir mevzu.

Origamileri 5-6 yaşlarından beri sevmişimdir. Pek neşeli bir çocukluk geçirmediğim de düşünülürse pek yakın dostlarımdır. Her insan düşüncelere daldığında, kendisiyle yüzleştiğinde, çıkmazın içine düştüğünde sergilediği davranışlar vardır. Ben origami yaparım, yaklaşık 25 yıldır. Yaptığım her origamide illa ki bir karar vardır, bir çıkmazın içindeyimdir. 

Masamın konuğu “teori” adını verdiğim origaminin bana hatırlattığı “insanların beni aptal duruma düşürmek isteyebileceği, keyifleri uğruna beni kullanabileceği ve iyi insanların sürekli kaybedeceği” gerçeğidir. Tabii bu anlamların arkasında yaşanmışlıklar yatıyor, iyi veya kötü. Sanırım genelde de kötü.

Neyse, sosyal mesaj vererek kapatayım; umarım siz pozitif sembollerle hayatınızı devam ettirecek kadar şanslı olursunuz. Adettendir, benim için değerli bir şarkı ile günü kapatayım, hoşçakalın






9 Şubat 2018 Cuma

Zincirleme

Merhaba Romalılar,

Uzun bir aradan sonra neşeli bir konu ile başlamak isterdim ama...

Normalde iki paragraf ilk cümlenin tadında konuya devam ettim ama sonrasında hepsini sildim. Vazgeçiren olaylar zinciri şu şekilde başladı;

Şerefsiz kedim Floyd Efendi tezgahtan en sevdiğim şarap kadehimi devirdi, “bir bardaktan bu kadar cam parçası nasıl çıkar amk” diye söylene söylene başladım temizlemeye.

Normalde bulaşık yıkamamak için plastik bardak kullanan bir adamım. Hatta geçen evde plastik bardak bitti, bir gözüm cam bardaklara gitti ve “buna değer mi?” diye kendime sordum. Cevap basitti “tabii ki buna değmez amk” dedim ve bir mühendislik çözümü olarak pet şişeyi ikiye kestim kullandım. Kök neden çok net, ben artık üşengeç bir adam oldum. Mesela şu an ekşi’ de tavsiye Spotify listelerinden birini açmıştım, playlist sahibi Deep Purple dan sonra “Banada lololo yaparsın” artık diye bi şarkı koymuş, üşendiğimden kalkıp değiştirmiyorum, değiştiremiyorum.

Sonrasında zemin ıslak olduğu için ayağım bir güzel kaydı ve mini buzdolabının yanına yere yapıştım. Tabii bir Adanalı olarak okkalı bir küfür ettim ama sonrasında güldüm. Floyd Efendi de geldi yanıma, bir saattir buzdolabının yanında sırtı tezgaha dayadım yerde oturuyorum. Tabii stratejik konumum muazzam, elimi uzatmamla birlikte kaptım bir Tuborg dolaptan. Zincirleme yaşanan bu olaylar devamında anıları tetiklemeye başladı ve 2017 yazına ışınlandım.

2017 yazı önceki yazlarımdan çok farklı geçti, birbirinden rezil birbirinden garip şeyler yaşadım. Bu bıkkınlık sürecinin pik yaptığı dönemdir 2017 yazı. Ulan zincirleme olaylar nasıl bunu tetikledi diyorsanız hemen açıklıyorum gnhgnujfb Buzdolabı! :) Eve o kadar neşesiz geliyordum ki direk kendimi yatak odasına atıyordum ve yataktan çıkmıyordum. Peki naptım? Buzdolabı mini olunca yer değiştirmesi kolay oluyor, yatağın dibine getirdim :) Elimi uzatmamla birlikte tuborg sponsorluğunda neşesiz neşesiz dalıyor, temel ihtiyaçlar hariç yataktan kalkmıyordum. Boşaltım sistemi gibi bir yaratılıştan gelen mevzumuz olmasa emin olun beni yataktan kaldırabilecek bir güç yoktu o dönemler. Konu buraya gelmişken içimde ukte kalmasın bir erkek çocuğu olarak, boşaltım olayını bi şekilde ışınlayan buharlaştıran özetle “yataktan çıkmaya sebebiyet vermeyen çözüm” sağlanması Gönüllerin Nobel adayıdır :) Böyle şaçma bir düşünceyi - derecelerde askerlik yaptığınızda anlıyorsunuz arkadaşlar :)

Neyse her zamanki gibi konuyu çok dağıttım, yakın arkadaşım evlendi ve yurt dışına yerleşti. Hobaaa camdan kediden zıçmaktan konuyu buraya nasıl bağladın demeyin, sakin olun. Eski dostlarımı yanyana görünce neşem yerine geldi, bazı şeyleri büyüttüğümüz ve zamanın mükemmel bir kusursuzlukta aktığı Teletubbiler gibi gözümde belirdi. Ya bi de Barney diye o.ç bir mor dinozor vardı hatırlıyor musunuz, neyse dağıtmayacağım konuyu.

Olumsuzluklar olur, şanssızlıklar olur. İnsanoğlu terbiyesiz, yalancı ve aşağılık da olabilir. Bu canımızı sıkan o.ç’ları bugünümüzün konusu değil, daima olacaklar, daima hayatımızın bir parçasını işgal edecekler. Arkadaşımı yurtdışına uğurlarken hem sevindim hem üzüldüm, malak gibi psikolojimi bozacağıma bu süreyi dostlarımla bir arada geçirebilirdim. Havalimanında aklımdan geçenler hep bunlardı, bundan sonra kendime bu şekilde eziyet etmeyeceğim. Dilediğiniz gibi davranın, üzülmeyin demeyeceğim çünkü samimi olmayacak. Üzülün, sövün hatta ilgili orospu çocuklarına ama kendinizi cezalandırmayın.

Kendinizi cezalandırmanıza değecek kadar hiç kimse değerli değil. Artık pozitifim, değişime meydan okumayacağım. Kalbim artık yavru köpekler kadar tatlı, küçük çocukların gülümsemesi kadar sevimli, gün ışığı kadar parlak gjıgjlhrtv. Zamanı doya doya kullanın, anın tadını çıkarın ve jelibon yiyin. Unutmayın ki herkes jelibon sever...

7 Ocak 2018 Pazar

Blog yenileme çalışmaları

Merhabalar,

Her yeni yıl gaza gelen loxnip efendi bu yıl da geleneği bozmadı, düzenli olarak yazma kararı aldı. Tabii bunu yeni bir site tasarımıyla taçlandırmak gerekiyor, şu an bunun üzerine çalışıyorum

Yazmadığım süreçte "nerede yeni yazılar" diye mesaj atan sevgili dostlarıma selamlar olsun. Yeni yazı dizisi hazır, takip edenler darlanınca balkonuma zıplayıp "beni içeri al ulan" diyen kediyi hatırlıyorsunuzdur. Floyd Efendi artık ev arkadaşım, ilk yazım Floyd Efendi ile ilgili olacak!

Yeri gelmişken okuyanlar öküz demesin yeni yıl mesajı verelim; yeni yılınız hayal ettiğinizden daha güzel geçsin arkadaşlar. Sevgilerle...
 
 
Blogger Templates